Dün yatıştıran bir sarılma bugün fazla sıkı gelebilir. Normalde hoş olan bir koku, gürültülü bir günün ardından bunaltıcı olabilir. Bir öpücük arzulanıyor olabilir; ama sakalın, kumaşın ya da parlak ışığın verdiği his o anı imkânsız kılabilir.
İlişkide duyusal aşırı yüklenme yanlış yorumlanabilir. Asıl mesaj "şu anda daha fazla uyaranı işleyemiyorum" iken partner "seni istemiyorum" diye duyabilir. Sınırı somut olarak adlandırmak rızayı koruyabilir ve tahmin yürütmeyi azaltabilir.
Duyular sabit bir ses düzeyiyle çalışmaz
Otistik kişiler duyusal uyaranları farklı deneyimleyebilir. Bazı uyaranlar alışılmadık ölçüde yoğun hissedilebilirken bazı sinyaller daha güç fark edilebilir ve örüntüler kişiden kişiye büyük ölçüde değişir. Duyusal farklılıklar duygusal ve cinsel deneyimleri etkileyebilir, ancak kişinin tercihlerini veya yakınlık kurma kapasitesini belirlemez.
Eşik ayrıca şunlara göre de değişebilir:
- Yorgunluk ve uykusuzluk;
- Stres ya da yakın zamanda yaşanmış bir çatışma;
- Sıcaklık, ağrı ya da açlık;
- Zaten gürültülü olan bir ortam;
- Sosyal temasların birikmesi;
- Dokunuşun öngörülmüş ya da öngörülmemiş olması.
Bir kişi kendi seçtiği bir sarılmayı memnuniyetle karşılarken arkadan gelen beklenmedik bir dokunuşla irkilebilir. Bağlam, öngörülebilirlik ve kontrol, hissin kendisi kadar önemli olabilir.
Reddedilen dokunuş, reddedilen sevgi anlamına gelmez
Birçok çiftte fiziksel temas güven vermeye, bir çatışmayı onarmaya ya da sevgiyi göstermeye yarar. Partnerlerden biri, diğerinin ihtiyaç duyduğu anda bunu kabul edemiyorsa iki taraf da reddedilmiş hissedebilir.
Üç mesajı birbirinden ayırmak yardımcı olur:
- "Şu anda bu teması istemiyorum";
- "Bugün fiziksel temas istemiyorum";
- "Seninle yakınlık istemiyorum".
Bu cümleler aynı şeyi söylemez. Net bir ifade, beynin cümleyi kendiliğinden en acı verici olanla tamamlamasını engeller.
Örneğin: “Sana değer veriyorum ve yakınında kalmak istiyorum, ama tenim şu anda bir sarılmayı kaldıramıyor. Yan yana oturabilir miyiz?”
Ortak bir duyusal harita oluşturun
Bu alıştırmayı bir yakınlık anının ya da kriz anının dışında yapın. Her duyu için neyin hoş, neyin değişken, neyin zor olduğunu not edin:
- dokunma: hafif ya da derin basınç, hassas bölgeler, süre, ellerin sıcaklığı;
- ses: müzik, nefes sesi, dışarıdan gelen sesler, sessizlik ihtiyacı;
- ışık: şiddeti, rengi, kapatabilme imkânı;
- koku: parfüm, kullanılan ürünler, yiyecekler, çamaşır;
- doku: çarşaflar, kıyafetler, saç, sakal;
- hareket: hareketsiz kalmak, sallanmak ya da yan yana yürümek.
Aşırı yüklenmenin kendinize özgü erken işaretlerini de ekleyin: konuşmakta zorlanma, hareketin artması, oradan uzaklaşma isteği ya da ağrı gibi. Bu işaretleri herkese mal etmeyin. Harita kalıcı bir sözleşme değildir ve ihtiyaçlar değiştikçe gözden geçirilmelidir.
Duyusal işlemleme bozukluğu sayfamız uyaranların işlenmesindeki farklılıkları daha geniş biçimde ele alıyor.
Basit kalan bir rıza sorusu
Rıza sormak sıcaklığı ya da kendiliğindenliği engellemez. Soru basit olabilir: "Sarılmak ister misin, yoksa elim yanında mı dursun?", "Seni öpebilir miyim?" ya da "Devam etmek ister misin?"
Cümle kurmanın zorlaştığı anlar için kolay işaretler üzerinde de anlaşın: yavaşlamak ya da durmak için bir kelime, bir jest veya elle hafif bir baskı. Durma işaretine, çekişmeye ya da pazarlığa girmeden anında uyulmalıdır.
Yanıt vermemek, donup kalmak ya da içe kapanmak rıza oluşturmaz. Emin değilseniz durun ve kişi rahatça iletişim kurabildiğinde daha sonra tekrar sorun.
Yakınlık, katlanılan temasın miktarı değildir. Herkesin evet, hayır, daha az, başka türlü ya da şimdi değil diyebildiği güvenlik duygusudur.
Arzuyu tıbbileştirmeden ortamı hazırlayın
Bazı uyarlamalar dikkati serbest bırakabilir:
- Daha yumuşak bir ışık;
- Kapalı pencere ya da düzenli bir fon sesi;
- Dokusuna göre seçilmiş çarşaflar ve kıyafetler;
- Kokusuz ürünler;
- Ayarlanmış oda sıcaklığı;
- Yakınlaşmadan önce soluklanma süresi;
- Olumsuz yorumlanmadan ara verebilme imkânı.
Bunlar tüm otistik kişiler için zorunlu ön hazırlıklar değildir. Denenmesi gereken seçeneklerdir. Otistik yetişkinlerde fiziksel yakınlık üzerine yapılan niteliksel araştırmalar tam da deneyimlerin çeşitliliğini ve kişinin kendi duyusal ihtiyaçlarını fark edip iletebilmesinin önemini öne çıkarır.
Yakınlık biçimlerini çoğaltın
Yakınlık dokunma yoluyla kurulabilir; ama ortak bir etkinlik, yazılı bir sohbet, sessiz bir varlık, birlikte hazırlanan bir yemek ya da anlamlı bir nesnenin paylaşılmasıyla da kurulabilir.
Bir bağ kurma menüsü oluşturun:
- İki ayrı örtünün altında bir bölüm izlemek;
- Konuşma zorunluluğu olmadan yürümek;
- Aynı odada herkesin kendi köşesinde okuması;
- Bir şarkı ya da sesli not göndermek;
- Görevleri net biçimde paylaşarak yemek yapmak;
- Dokunmadan eli yakına koymak.
Bu çeşitlilik, bir sarılmanın reddedilmesinin tüm bağ kurma imkânlarını kapatmasını önler.
Partner de bir eksiklik yaşadığında
Bir reddi kabul etmek, kendi ihtiyaçlarınızı yok saymanızı gerektirmez. Dokunmaya değer veren bir partner, suçluluk yaratmadan bu ihtiyacı dile getirebilir: "Dokunmak yakın hissetmemi sağlıyor. İkimize de uyan zamanlar ya da bağ kurma biçimleri bulmak isterim."
Çözüm ne zorlama ne de partnerlerden birinin kalıcı olarak silinmesi olabilir. İhtiyaçlar bağdaşmaz göründüğünde ya da konu kalıcı bir sıkıntı yarattığında, otizm ve rıza konusunda eğitimli bir çift veya cinsel terapi uzmanı yardımcı olabilir.
Aşırı yüklenme çiftte duyusal krizlere ya da içe kapanmalara yol açıyorsa erken işaretler ve toparlanma üzerinde de çalışın. Çok belirli seslerle ilgili olarak çiftlerde misofoni yazısı ayrı öneriler sunuyor.
Kaynaklar ve referanslar
- Otizm Evi: duygusal yaşam, cinsel yaşam ve duyusal özellikler
- Otistik yetişkinlerin fiziksel yakınlığı ve ilişkileri üzerine niteliksel çalışma
- Duyusal özellikler, cinsellik ve ilişkiler üzerine otistik anlatılar
Atypiklove'a katılın
Atypiklove'da üyeler iletişim tercihlerini anlatabilir ve duyusal ihtiyaçlarını doğrudan konuşabilir. Bir profil etiketi, rıza üzerine yapılacak bireysel bir konuşmanın yerini asla tutmaz.